Mary&Max


Hamur işi film olarak tabir edebileceğimiz bir Adam Elliot filmi diyebiliriz Mary&Max'i özetlemek için. Film iki farklı coğrafyada benzer kaderleri paylaşan iki mektup dostunun gerçek bir hikayeden uyarlanmış hali. İki "öteki" yi daha doğrusu iki "ötekileştirilmiş" i anlatıyor hikaye. Biri zihinsel olarak diğeri ise çocukluk yılları içinde yaşadığı ruhsal ve fiziksel sorunlar nedeniyle ötelenmiş halde olan ve dünyayı bir türlü sağlıklı algılayamayan - ya da aslında en doğru şekilde ve fakat herkesten farklı algılayan- iki kişinin hikayesi.

Filmin başında beklentiler çıtasını hep yukarı koyan Elliot'un elinden başarılı bir stop motion ve hamurdan meydana getirilmiş sevimli karakterlerin tebessüm ettiren hikayesini izlemek olsa da film bize çok daha fazlasını veriyor. Herşeyden önce mizah ile film boyu insanın içine işleyen bir duygu yükünü filmin geneline bu kadar başarılı yayabilen başka film hatırlamıyorum yakın tarihte. ağzınızın şekli tebessüme teşne bir haldeyken gözlerinizin de ıslanayazması dramatik sanatlar açısından becerilmesi oldukça zor birşeydir. Ağlak film yapmakla cıvımak arasındaki alanda en doğru yeri bulmak herkesin harcı değildir. Ama Elliot elinin hamuru ile bunu çok çok iyi başarmış diyebilirim.

Mary'nin hikayesi ile paralel ilerleyen Max'in hikayesi, homofobik* karşı komşunun fobisini yenişi ve göz yaşartan finali kısaca herşeyi ve her öğesi ile Mary and Max üstte belirttiğim ağız göz kombinasyonunu sağlayan ender filmlerden biri olarak izlenmeyi hakediyor.