
Oscarlara yaklaşırken Amerika'nın bir diğer önemli ödül gecesi de bugün itibarı ile geride kaldı. Yeni yılın altın küreleri de sahiplerini buldu. Adaylar içinden kazananlara bakıldığında tahminler ve dilekler yerini buldu gibi duruyor. Sınırsız bütçelerle çekilen efekt harikası filmlerin en iyi filmi kazanmasına gönlü razı gelmeyen biri olmama rağmen Avatar'ın en iyi film ve yönetmeni kazanacağını tahmin etmek çok zor değildi. Bu kısmı geçersek Jeff Bridges, Chirstoph Waltz gibi beklenen isimlerin arasında Merly Streep'in (hem de Julie & Julia ile) altın küre alması gibi son derece komik süprizler de yok değildi.. Hem tiyatral hem sıradan olmayı becerebilmiş bir performans ile Streep'e ödül vermek nedir ki? O zaman M. Streep oynamasın filmlerde, her yıl gelip bir adet oscar bir adet altın küre verilsin kendisine.. hatta sepet sarkıtsın , sepete koyalım çeksin yukarı..
Merak ettiğim dallardan biri de en iyi senaryo dalıydı, up in the air, inglourious bastards ve hurt locker arasında geçeceğini biliyordum. 3 filmin de almasını istiyordum, ama şans up in the air'ın yüzüne güldü. Bu yılın ödül mevsiminin baş rol oyuncularından biri olan filmi altın küresiz göndermeye gönülleri el vermedi tabii..
Müzikal-Komedi dalında Nine'ı beklerken , Hangover'ın gelmesi de süpriz sayılabilir gibi görünse de ben bekliyordum bu fimin almasını. Çünkü hem gişesi hem üstüne yapılan yorumlar fazlasıyla olumluydu. Oysa eğlenceli bir filmden fazlası değil Hangover (ancak henüz nine'ı izlemedim)
Animasyon dalında, gerçekten nesini bu kadar beğendiklerini anlamadığım "up" tahmin edildiği üzere ödülü aldı.. Evet eli yüzü düzgün ancak hiç bir ekstra özelliği olmayan, sıradan bir animasyonun neden bu kadar abartıldığını anlayamıyorum.
Ödül töreninin en hoş iki olayından ilki, hem Amerikan hem de dünya sinemasının en önemli isimlerinden biri olan, sinema tarihinin en büyük yönetmenlerinden biri little italy'nin büyük yönetmeni Scorsese'nin ödüllendirilişi idi. Diğeri de yabancı film dalında (diğer filmlerin hepsini izlememiş olmama rağmen) das weisse band'ın aldığı ödüldü.
Dizi kısmında ise Alec Baldwin ödülünü yine kimseye bırakmadı, Dexter 2 erkek oyuncu ödülünü de aldı, House yine es geçildi, Mad Man en iyi dizi olmaktan hala sıkılmadı ve Toni Collete tahminleri boşa çıkarmayarak Tina Fey'i geride bıraktı.
Bir Golden Globe daha böyle geçti, adaylıkları sıradan, ödüllendirişi olabildiğince mantıklı bir törendi. Darısı akademinin başına.
En İyi Film (Drama): Avatar
En İyi Erkek Oyuncu (Drama): Jeff Bridges (Crazy Heart)
En İyi Kadın Oyuncu (Drama): Sandra Bullock (The Blind Side)
En İyi Film (Müzikal-Komedi): Felekten Bir Gece/ Hangover
En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal-Komedi): Robert Downey Jr. (Sherlock Holmes)
En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal-Komedi): Meryl Streep (Julie & Julia)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christoph Waltz (Soysuzlar Çetesi/ Inglourious Basterds)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Mo'Nique (Precious)
En İyi Yönetmen: James Cameron (Avatar)
En İyi Senaryo: Aklı Havada/ Up In The Air (Jason Reitman, Sheldon Turner)
En İyi Animasyon: Up
En İyi Yabancı Film: The White Ribbon (Michael Haneke - Germany)
En İyi Müzik: Michael Giacchino (Up)
En İyi Şarkı: Ryan Bingham and T Bone Burnett - The Weary Kind (Crazy Heart)
En İyi Dizi (Drama): Mad Men
En İyi Erkek Oyuncu (Drama): Michael C. Hall (Dexter)
En İyi Kadın Oyuncu (Drama): Julianna Margulies (The Good Wife)
En İyi Dizi (Müzikal-Komedi): Glee
En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal-Komedi): Alec Baldwin (30 Rock)
En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal-Komedi): Toni Collette (United States Of Tara)
En İyi Mini Dizi: Grey Gardens
En İyi Erkek Oyuncu (TV filmi veya Mini Dİzi): Kevin Bacon (Taking Chance)
En İyi Kadın Oyuncu (TV filmi veya Mini Dİzi): Drew Barrymore (Grey Gardens)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Dizi, TV filmi veya Mini Dİzi): Chloe Sevigny (Big Love)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Dizi, TV filmiveya Mini Dİzi): John Lithgow (Dexter)